Karın Yağlarından Nasıl Kurtulurum?

Bir çok kişi karın bölgesi yağlarından şikayetçidir ve bu uğurda bir çok diyet ve zayıflama yöntemleri dener.

“Karın yağlarımdan nasıl kurtulurum” diyenler; buyrun…

Karın veya göbekte toplanan yağların sebebi genetik, metabolik yahut hormonal faktörler olabiliyor.

Eğer kanda insülin hormonun fazlalığı ve insüline cevapsızlık ile nükseden “insülin direnci sendromu” olan “kronik stresli” ve ya “metabolik sendromlu” biriyseniz, otuzlu yaşlar sonrasında karın etrafınızın yavaş yavaş genişlemesine şaşırmayın. Eğer karın çevrenizde yağlanma ile beraber yüzde yuvarlaklaşma, ensenizde yağ birikimi, karın ve kalçada kırmızı-mor çatlaklar ortaya çıkmışsa bir Kuşing (Cushing) rahatsızlığı veya sendromundan şüphe etmek gerekiyor. Böbrek üstü bezinin stres hormonu kortizolü fazla miktarda üretmesi sonucu oluşan bu sorun yüksek dozda ya da uzun süreli kortizol kullanımı durumunda da ortaya çıkabiliyor. (Sezen Aksu’da böyle olmuştu). Orta yaşlarla birlikte belirginleşen karın ve bel çevresi yağlanması erkeklerde testosteron azalması (Andropoz), kadınlarda östrojen kaybı (Menopoz) ile de ortaya çıkabiliyor. Ve nihayet herhangi bir hormonal veya metabolik sorun olmadan da karın ve göbek çevresinde yağlanma ortaya çıkabileceğini bilmek gerekiyor. Bu durum çoğu kez genetik kökenli oluyor. Fazla miktarda alkol içmenin (özellikle biranın) de karın yağlarını artırdığı biliniyor.

Karın yağlarının tedavisi nedir ?

Karın çevresinde biriken yağlardan “Liposuction”, “Lipoliz” veya “Mezoterapi” gibi gelip geçici çözümlerle kurtulabileceğinizi sanmayın. Bu yöntemleri denerseniz hem ağrılı ve acılı bir işleme katlanmış, hem de karın yağlarınızı değil paranızı kaybetmiş olursunuz!

Karın yağlarını cerrahi olarak aldırmak belki 300-500 gramdan geçici olarak kurtulmanıza ve birkaç aylık geçici bir görüntüye sahip olmanıza yardımcı olsa bile kilo sorununuzun çözümüne hiçbir yarar sağlamaz.

Lipoliz ve mezoterapi gibi yöntemlerin, yağ kaybı amacıyla kullanılmasının hiçbir yarar sağlamadığını daha önceki yazılarımızda okumuş olmalısınız.

Karın bölgesi yağlarını azaltmanın yolu öncelikle onu oluşturan nedeni tedavi etmekten geçiyor. Hormonal eksikliklerin giderilmesi, kortizol fazlalığı, insülin yüksekliği gibi problemlerin kontrol altına alınması, kronik stresin önlenmesi gerekiyor. Bunun dışında bir miktar günlük kalori kısıtlaması yapmak da etkili. Diyeti mutlaka egzersiz-aktivite çalışmaları ile desteklemek gerekiyor.

En etkili yağ eritici düzenli egzersizdir

Karın bölgesi yağlarını azaltmada en etkili egzersiz her gün yapılan 30-35 dakikalık sıkı yürüyüşlerdir. Sert, ritmik ve dakikada ortalama 120 adımın altına düşmeyen etkili yürüyüş planları karın yağlarından kurtulmayı kolaylaştırıyor. Mekik çekmenin de yararlı olabileceği belirtiliyor. Eğer yürüyüş planı ile günde ortalama 300-500 kalorilik bir kayıp sağlayabilirseniz bu yağların bir hayli azalabileceğinden kuşkunuz olmasın. Sırası gelmişken belirtelim: “Men’s Health” veya diğer fitness dergilerinde gördüğünüz dümdüz karınlı, bol kaslı erkek veya hanımlardan biri olmayı düşünüyorsanız, toplam vücut yağınızın %15 geçmemesi, hatta %12′lere inmesi gerekiyor. Bu da kolay kolay ulaşılacak bir oran değil.

Aşırı terlemenin birçok sebebi var

Vücudumuzda yaklaşık üç-beş milyon civarında terleme hızı ve miktarını ayarlayan bez var. Cildinize yerleşmiş olan bu bezler vücut sıcaklığına ve kendi kendine çalışan otomatik, sinirsel uyarılara bağlı olarak sıvı salgılamakta yani terlemenizi sağlamaktadır. Ter ile kaybedilen sıvı esas olarak su ve tuzdan ibarettir. Diğer minerallerin miktarı oldukça düşüktür. Terleme ile kaybedilen su miktarını esas olarak çevre ısısı belirler ama yiyip içtiklerinizin, genetik yapınız, hastalıklarınız hatta ruhsal durumunuzun bile etkisi olabiliyor. Sıcak içecekler, içinde alkol ve kafein bulunan içecekler, acılı ve baharatlı yiyecekler terleme miktarını arttırıyor. Yüksek dozda kullanıldığında Asetaminofen, Aspirin, Tiroid hormonu gibi ilaçlar da terlemeye yol açabilir.

Bazı insanlarda terleme kalıtımsaldır. Bu kişilerde özellikle, avuç içi ve ayak tabanında ayrıca koltuk altı ve kasıklarda fazla miktarda olmaktadır. Terleme miktarınızı hormonlar da etkiler. Menopoz ve andropozda, yani kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron hormonu azaldığında terleme artar. Düşük kan şekeri, kan şekerinde yüksekliğe bağlı sinir sistemi hasarları, tiroid bezinin aşırı çalışması, tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, sıtma ve benzeri parazit hastalıklarında da aşırı terleme ortaya çıkabilir. Uzun süreleri terlemeler özellikle, ateşle birlikte olduğunda lösemi ve lenfoma gibi kanserlere işaret edebilir.

Alfa Lipoik Asit cildinizi korur

Son dönemlerin en popüler antioksidanı olan Alfa Lipoik Asit aynı zamanda çok etkili cilt koruyucusu nutri-kozmetiklerden biridir. Yapılan çalışmalar, lipoik asidin cilt hücrelerini yenilediğini, serbest radikal hasarına karşı onları korumada oldukça etkili olduğunu, kırışıklıkları engelleyip cildin daha genç, parlak ve duru görünmesini sağladığını kanıtlamıştır. Cildiniz için lipoik asitli kremler iyi bir seçim olabilir. Ancak Alfa lipoik asit cilde doğrudan uygulandığında kolaylıkla emilebilse de, kararsız-dengesiz kimyasal yapısı sebebiyle uygulandıktan çok kısa bir süre sonra oksitlenir. Bu nedenle serbest radikallerin ciltte oluşturduğu zararları engellemek, foto yaşlanmayı (güneş ışığına bağlı cilt yaşlanması) azaltmak için sadece dışarıdan kullanımıyla yetinmemeli, ağız yoluyla alfa lipoik asit desteği de alınmalıdır. Yapılan çalışmalarda, lipoik asidin hafiften ortaya doğru olan kırışıklıkları neredeyse yüzde 50 oranında azalttığı görülmüştür. Göz çevresinde kullanım açısından da daha uygundur. Çoğu kırışıklık savaşçısı ürün, göz çevresi gibi hassas bölgelere uygulanamazken, lipoik asit düşük konsantrasyonlarda ve özellikle kırışıklıkların yoğun olduğu bölge olan göz çevresine bile sürülebilir.

Vücut ağırlığı nasıl ölçülür

Vücut ağırlığı her gün hatta gün içinde bile farklılıklar gösterebilir. Bu sebeple tartı sırasında mümkün olduğunca aynı koşullarda olmanızı arzu ediyoruz. İdeal tartı koşullarını açıklayalım:

* Sabah uyanınca,

* Aç olarak,

* Tuvalete çıktıktan sonra,

* Kıyafetsiz,

* Adet dönemi olmadan,

* Bir gün önce ağır fiziksel aktivite yapılmadan,

* Aşırı kafein veya alkol alımı olmadan tartılmak en doğru rakamları veriyor.

Bunların dışında aç tok, tuvalete giderek gitmeden tartılma, kadınlar için adet dönemi olup olmaması 0,5 kg ile 1 kg arası fark edebilen faktörlerdir. Tartıda yanılgıya düşmemize neden olurlar. Bireysel farklılıklara göre bu fark 1-1,5 kg’a kadar çıkabilir. Kıyafetin önemli yanıltıcılardan biri olduğu unutulmamalı, kıyafetsiz ya da aynı kıyafet ile tartılmalısınız.

Vejetaryen beslenmek kilo vermeyi sağlar mı

Araştırmalar vejetaryen kişilerin vejetaryen olmayanlara göre daha az yağ ve kalori aldıklarını gösteriyor. Vejetaryen beslenme uygulayanların boy-kilo oranları genelde vejetaryen olmayanlara göre daha düşük. Ancak vejetaryen bir beslenmeye geçmeniz kilo vermenizi sağlamayabilir.

Sağlıklı beslenmek tüm besin gruplarından dengeli faydalanarak ve küçük porsiyonlar halinde beslenerek mümkündür. Vejetaryenler de yüksek kalorili ve yağ oranı olan bir beslenme uyguladıklarında kilo alabilirler. Bu nedenle eğer vejetaryen olmayı düşünüyorsanız, mutlaka düşük kalorili ve yağ oranı olan yiyeceklere yönelin. Protein zengini besinleri unutmayın. Bunlar sizi hem tok tutacak hem de vücut fonksiyonlarınızın devamını sağlayacaktır. Et yerine peynir yiyecekseniz mutlaka az yağlı olanını tercih edin. Soya ürünleri ve baklagiller de iyi protein kaynaklarıdır. Yiyeceklerinizi pişirirken kızartma yerine fırında veya buharda pişirme gibi yöntemlerden yararlanın. Mayonez gibi yüksek kalorili ilavelerden de kaçının. Sebze-meyvesi bol, düşük yağ oranına sahip bir vejetaryen beslenme kilo vermenize yardım edebilir ancak seçtiğiniz yiyeceklerin kalorisine ve miktarına dikkat etmenizde fayda var.

Neden çok yiyorsunuz

Ağzınıza lokmayı atmadan önce lütfen düşünün… Gerçekten aç mısınız? Eğer kendinizi sık sık negatif bir duygu durumundan sonra bir şeyler yerken görüyorsanız, lokmayı ağzınıza götürmeden önce durup derin birkaç nefes alın. Nefesinizi burnunuzdan alırken içinizden dörde kadar sayın. Yine nefesinizi ağzınızdan verirken sekize kadar saymaya çalışın. Birkaç kez nefes aldıktan sonra, yeniden düşünün. Canınız mı sıkkın, kaygılı ya da öfkeli misiniz? Öfkeliyseniz, yemek yeme davranışından önce “Öfkemi nasıl kontrol altına alabilirim, yemekten başka nasıl bir yol bulabilirim?” diye düşünebilirsiniz. Sevdiğiniz bir müzik dinleyip sonra çıkıp biraz yürüyebilirsiniz. Sinemaya gidebilir, kitap okuyabilirsiniz. Yapmanız gereken ama bir türlü yapamadığınız, başlayamadığınız işlerinizin yeni bir listesini yapabilirsiniz. Aramanız gereken, ihmal ettiğiniz yakınlarınızı ya da dostlarınızı, arkadaşlarınızı telefonla arayabilirsiniz.

Lokmanızı ağzınıza atmadan önce lütfen iyi düşünün, şu soruya cevap verin: Gerçekten aç mısınız, yoksa duygusal açlığı gidermek için mi atıştırıyorsunuz? n Klinik Psikolog Dilek DOĞU

Çocuklarımızı biz mi şişmanlatıyoruz

Oğlum sekiz yaşında ve 40 kilo. Sürekli abur cubur yemek istiyor. Diyet yaptırmak uygun olur mu?

12 yaşının altındaki tüm çocuklarda anne ve babalar beslenme konusunda çocuklar tarafından model olarak algılanırlar. Ve çocukların %70′i anne ve babaları ile kendi beslenmeleri ve vücut ağırlıkları konusunda bu yaşlarda daha sık konuşur. Bunun yanı sıra ailenin fiziksel aktivite durumu da çocuk tarafından model olarak algılanacak başka bir faktördür. Çocuklar dışarıda geçirdikleri vakte göre daha çok sizlerle yemek yer ve televizyon izlerler. Yemekten hemen sonra televizyon karşısına geçen bir ailede çocuğun dışarı çıkıp top oynamasını beklemeyin. Peki, çocuğunuza beslenme konusunda nasıl iyi bir örnek olabilirsiniz?

* Kaç kilosunuz?:
Fazla kilolarınız varsa önce siz verin ve bu yönde oluşmuş hatalı beslenme alışkanlıklarınızı düzeltmek için beslenme danışmalığı alın.

* Ara öğün alışverişi:
Bol kalorili, şeker içeriği yüksek atıştırmalıklar yerine meyve, süt, meyveli yoğurt gibi yiyecekleri alın ve bu alışverişi birlikte yapın.

* Porsiyon kontrolü:

Doygunluk hissettiğinde durması gerektiğini mutlaka öğretin. “Tabağındakileri bitirmeyi” öğrettiniz, bu sefer doysa bile tabağındakileri bitirmeye çalıştıkça porsiyonları sürekli olarak büyüyecektir. O nedenle tabağına azar azar yemek koyun.

Elma metabolizmayı hızlandırır mı ne gibi faydaları olur ?

Diyetimde ara öğünde yeşil elma yazıyor. Özellikle yeşil elma yemem gerekiyor mu? Elmanın kalorisi daha mı düşük? Metabolizmayı hızlandırır mı?

100 gr yani 1 küçük irilikte elma porsiyon meyve yerine geçer ve 48 kaloridir. 1 küçük elma 1 orta boy şeftaliye, 15 iri taneli üzüme, 1 tane incire, 1 orta boy armuda eşittir. Yani elmanın kalorisi diğer meyvelere göre çok düşük değil. Elma metabolizmayı hızlandırarak daha hızlı zayıflamayı sağlamaz. Ama kabuklu elma sindirimi kolaylaştırır, bağırsaklarınıza iyi gelir, posa değeri yüksek ve glisemik indeksi düşük olduğu için daha uzun süre tok kalmanızı sağlar, antioksidan yönünden zengindir, kolesterolü düşürür. Elmanın faydası çok ama ille de elma yiyeceksiniz diye bir şart yok. Her meyveden faydalanmanızı öneririz. Muzun, üzümün, kayısının da diğer meyveler gibi antioksidan değeri yüksektir.

Leave A Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*